Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Meryem Üzerli Röportaj  (Okunma Sayısı 4204 defa)
reyhan_esra
reyhan_esra
Genel Yönetici
*****

PUANI: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 410



« : 01 Mayıs 2011, 09:30:46 »



Meryem Üzerli Röportaj





Türkiye ve Osmanlı tarihi hakkında hiç bilginiz var mıydı?
- Babamdan bildiğim kadar. Okulda hiç öğrenmedik tabii.

Tüm bu tartışmaların ortasına düşeceğinizden habersiz miydiniz?
- Dinle ve tarihle ilgili hassasiyeti ve tehlikeyi bilmiyordum. Burada yaşamadığım için bu normal, değil mi? Tepkiler, eleştiriler gelmeye başlayınca biraz tedirgin oldum, hatta korktum.

Sete korumayla gidildiği doğru mu?
- Orada korunuyoruz. Set güvenli.

Almanya’da durum nasıl? Orada da tarihle ilgili işlere böyle tepkiler geliyor mu?
- Mesela Hitler hakkındakilere mi?

Mesela…
- Tarihi bir konu söz konusu olduğunda, insanlar çıkıp doğruluk payını tartışıyorlar; bu kadar hararetli değil ama. “Muhteşem Yüzyıl”da tarihin yanında din de konuya dâhil olduğundan iki kat tartışma yaratılıyor.

YA SEN ÖLECEKSİN, YA BEN

Hürrem’i seviyor musunuz?
- Sevdiğim tarafları var. Birçok kişi onun kötü şeyler yaptığını düşünebilir. Her zaman doğru yolu seçmeyebiliyor; buna ben de katılıyorum. Ama şunu da dikkate almak gerek; 500 yıl önce kural bu: “Ya sen öleceksin, ya ben.” O da, bu kurala göre oynuyor. Ayrıca ben onun kötü taraflarını da sevmek zorundayım ki iyi canlandırabileyim.

Sizi en çok etkileyen üç özelliği…
- İyi bir satranç oyuncusu gibi strateji belirliyor, asla durmuyor ve kiminle nasıl konuşması gerektiğini biliyor.

Düşünün ki, siz Meryem Uzerli olarak hareme girdiniz. Cariyesiniz. Kim olurdunuz?
- Çok zor bir soru. Bilmiyorum… O dönemde, sarayda benim karakterimde biri yaşayamazdı bence. Karışım olurdum.

Sarayda birbirine zıt iki aşk var: İbrahim ve Hatice’nin masum aşkı karşısında Kanuni ve Hürrem’in tutkusu. Hangisi daha gerçek?
- Bence ikisi de çok gerçekçi değil. Hayatta karşılığı yok. Mükemmel aşk, ikisinin karışımından çıkar. Yemek gibi… Yemeğe bir sürü şey katarsın, çok leziz bir şey çıkar. Aynen öyle.

Erkeğin iktidarı, kadının ona daha kolay âşık olmasını sağlar mı?
- Hürrem için öyle, ama benim için aşk öyle işlemez. Adamın ne yaptığına ya da yaptığı şeyde ne kadar başarılı olduğuna bakmam. Mutlu adamları severim, mutluluk çeker beni. İktidar sahibi olsa da, bundan etkilenmeyebilirim.

EVDE DOLMA YİYORDUK

Babanız Türk, anneniz Alman. Nasıl tanışmışlar?
- Üniversitenin koridorunda. Birbirlerini görmüşler ve… Aşk.

Babanız neden Almanya’daydı?
- Dedem Almanya’da çok uzun süre çalıştı. Babam da orada doğdu.

Evde az mı Türkçe konuşuluyordu?
- Biz çocukken babam Türkçe konuşuyordu; öğretmeye çalışıyordu. “Meryem bak, bu lampe yani lamba” derdi. Ama ben hep Almanca cevap verirdim. O yüzden sizi iyi anlıyorum, fakat konuşmam yeterli değil.

Oradayken Türkiye’yi takip ediyor muydunuz?
- Çocukluğumdan beri yalnızca Alman olmadığımın farkındaydım. Ev dışında çok Türkler’e özgü bir hayatım yoktu. Ama evde köfte, dolma, muhallebi yiyorduk. Annem babamdan öğrenip Türk yemekleri yapardı. Yılda bir kere de buraya gelirdik; büyükannem, halam ve kuzenlerim burada. Yazın Büyükada’ya giderdik. Burada kendimi Türk, orada Alman gibi hissediyordum. Ama büyüdükten sonra zamansızlıktan gelememeye başladım.

GAZETEDEKİLERİN ÇOĞU GERÇEK DEĞİL

Halit Ergenç’in eşi Bergüzar Korel’in, dizideki öpüşme sahnelerinden rahatsız olduğuna dair birçok haber yapıldı. Sonra bunların doğru olmadığı açıklandı. Alman basınında da böyle şeyler sık oluyor mu?
- Türkiye’de daha fazla. Anladım ki gazetede çıkanların çoğu gerçek değil. Türkçem iyi olmadığı için birçok şeyi anlamıyorum, ama özellikle bu olayda hiç söylenmemiş şeyleri de okuyabileceğimi anladım. Alışmam gerekiyor sanırım.
Kayıtlı
hürrem röportaj  hürrem  hürrem sultan  tempo dergisi 
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
Love 4ever design by WannaBeDie
Bu Sayfa 0.029 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu